
Fatih Sultan Mehmet’in 1461 yılında gerçekleştirdiği Trabzon Seferi yalnızca Trabzon Rum İmparatorluğu’nun ortadan kaldırılmasıyla sınırlı değildir. Bu sefer sürecinde Osmanlı Devleti, Karadeniz hattındaki siyasi bütünlüğü sağlamak amacıyla Candaroğulları Beyliği’ne de son vermiştir. Dolayısıyla Trabzon Seferi esnasında ortadan kaldırılan Türk beyliği Candaroğulları’dır. Bu gelişme, hem Anadolu siyasi birliği hem de Karadeniz hakimiyeti açısından kritik bir dönüm noktasıdır.
Trabzon fethi öncesinde Osmanlı Devleti Karadeniz’in batı ve orta kesimlerinde etkin konumdaydı. Ancak Karadeniz’in doğu hattında Trabzon Rum İmparatorluğu ve kuzeybatı hattında Candaroğulları varlığını sürdürmekteydi. Bu durum Osmanlı’nın deniz ve ticaret politikalarını sınırlıyordu. Trabzon tarihi incelendiğinde, 1461 seferinin yalnızca bir şehir kuşatması değil, geniş çaplı bir stratejik tasfiye hareketi olduğu açıkça görülür. Fatih Sultan Mehmet önce Sinop üzerine yürümüş, Candaroğulları Beyliği’ni Osmanlı topraklarına katmış, ardından Trabzon’a yönelmiştir.
Candaroğulları Beyliği’nin Karadeniz Siyasetindeki Konumu ve Osmanlı ile İlişkileri
Candaroğulları Beyliği, 13. yüzyılın sonlarında Kastamonu merkezli olarak kurulmuş ve daha sonra Sinop’u da kontrol altına alarak Karadeniz kıyısında önemli bir güç haline gelmiştir. Beylik, Karadeniz ticaret yolları üzerinde stratejik bir noktada bulunuyordu. Sinop Limanı, Orta Çağ boyunca Karadeniz’in en önemli ticaret merkezlerinden biri kabul edilmiştir.
Trabzon tarihi bağlamında Candaroğulları’nın rolü daha da önem kazanır. Çünkü Trabzon Rum İmparatorluğu ile Karadeniz ticaret hattı üzerinden dolaylı temas halindeydiler. Osmanlı Devleti için bu durum, Karadeniz’de tam hakimiyetin önünde ciddi bir engeldi. Fatih Sultan Mehmet, Trabzon fethi planını hazırlarken kuzey hattını güvence altına almak zorundaydı. Eğer Candaroğulları varlığını sürdürseydi, Osmanlı ordusunun Trabzon seferi sırasında arka cephe güvenliği risk altına girebilirdi.
Osmanlı ile Candaroğulları arasında zaman zaman ittifaklar ve siyasi evlilikler gerçekleşmiş olsa da beyliğin bağımsız yapısı Osmanlı merkezi otoritesi açısından kabul edilebilir değildi. Fatih döneminde Osmanlı siyasetinin temel hedefi Anadolu’da parçalı yapıyı ortadan kaldırmak ve tek merkezli bir yönetim kurmaktı. Bu bağlamda Candaroğulları, tasfiye edilmesi gereken son önemli Türk beyliklerinden biriydi.
Sinop ve Kastamonu’nun Stratejik Önemi Neden Beyliğin Tasfiyesini Kaçınılmaz Kıldı?
Sinop ve Kastamonu, coğrafi konumları nedeniyle Karadeniz savunma ve ticaret sisteminin kilit noktalarıdır. Sinop Limanı doğal bir korunaklı liman yapısına sahiptir. Bu özellik, askeri donanmalar için büyük avantaj sağlamaktadır. Osmanlı Devleti Karadeniz’i iç deniz haline getirmeyi hedefliyordu. Ancak Sinop üzerinde tam kontrol sağlanmadan bu hedefe ulaşmak mümkün değildi.
Trabzon fethi öncesinde Fatih Sultan Mehmet’in ilk adımı Sinop’u kontrol altına almak olmuştur. Çünkü Trabzon’a yönelik askeri harekat sırasında kuzey hattında bağımsız bir beylik bırakmak stratejik açıdan riskliydi. Sinop’un ele geçirilmesiyle Osmanlı donanması Karadeniz’de daha güvenli bir hareket alanı elde etti.
Kastamonu ise Anadolu iç bölgeleri ile Karadeniz arasındaki geçiş hattını kontrol ediyordu. Bu bölge, askeri sevkiyat ve lojistik açısından hayatiydi. Candaroğulları Beyliği’nin bu iki merkezde hakimiyet kurması, Osmanlı için potansiyel bir direnç noktası anlamına geliyordu. Bu nedenle beyliğin tasfiyesi yalnızca siyasi değil, askeri ve ekonomik bir zorunluluktu.
Candaroğulları’nın Akkoyunlu ve Trabzon Rum İmparatorluğu ile Temasları Osmanlı’yı Nasıl Endişelendirdi?

15. yüzyıl Anadolu siyasetinde Akkoyunlu Devleti güçlü bir aktördü. Uzun Hasan liderliğindeki Akkoyunlular, Osmanlı’nın doğu sınırında ciddi bir tehdit oluşturuyordu. Candaroğulları Beyliği’nin bu güçle temas halinde olması, Osmanlı açısından risk unsuru olarak değerlendirildi.
Aynı dönemde Trabzon Rum İmparatorluğu da Akkoyunlu ile siyasi ilişkiler kurmuştu. Bu durum Karadeniz hattında Osmanlı karşıtı bir blok oluşma ihtimalini gündeme getiriyordu. Fatih Sultan Mehmet, Trabzon Seferi sırasında yalnızca bir şehri değil, bu potansiyel ittifak ağını da dağıtmayı hedeflemiştir.
Candaroğulları’nın bağımsız varlığı devam ettiği sürece, Akkoyunlu Devleti Karadeniz’e dolaylı erişim sağlayabilirdi. Bu ihtimal Osmanlı’nın doğu politikasını zayıflatabilirdi. Bu nedenle beyliğin tasfiyesi, Osmanlı için önleyici bir strateji niteliği taşımaktadır.
Fatih’in Anadolu’da Siyasi Birliği Tamamlama Politikası İçinde Candaroğulları’nın Yeri
Fatih Sultan Mehmet’in temel hedeflerinden biri Anadolu’da siyasi birliği sağlamaktı. Osmanlı Devleti, Yıldırım Bayezid döneminde büyük ölçüde beylikleri ortadan kaldırmış ancak Ankara Savaşı sonrası yeniden parçalı bir yapı ortaya çıkmıştı. Fatih döneminde bu dağınıklık tamamen sonlandırılmak istenmiştir.
Candaroğulları Beyliği, Karadeniz hattındaki son bağımsız Türk beyliği olarak dikkat çekiyordu. Trabzon Seferi ile eş zamanlı olarak bu beyliğin ortadan kaldırılması, Anadolu birliği açısından sembolik ve stratejik bir adımdır. Bu gelişme, Osmanlı Devleti’nin merkeziyetçi yönetim anlayışını güçlendirmiştir.
Beyliğin Osmanlı’ya katılmasıyla birlikte Karadeniz kıyı hattı büyük ölçüde Osmanlı kontrolüne geçmiştir. Bu durum, hem ekonomik hem de askeri açıdan uzun vadeli istikrar sağlamıştır.
1461 Sonrasında Candaroğulları Topraklarının Osmanlı İdaresine Entegrasyonu ve Karadeniz Hakimiyetinin Pekişmesi

1461 yılında Sinop’un alınmasıyla birlikte Candaroğulları Beyliği resmen sona ermiştir. Beyliğin toprakları Osmanlı idari sistemine dahil edilmiş, sancak düzeni uygulanmıştır. Yerel yönetim yapıları Osmanlı merkezine bağlanmış ve bölgeye kadı, subaşı ve sancakbeyi atanmıştır. Bu entegrasyon süreci hızlı ve planlı şekilde yürütülmüştür. Sinop Limanı Osmanlı donanmasının önemli üslerinden biri haline gelmiştir. Kastamonu ise Anadolu iç bölgesi ile Karadeniz arasındaki bağlantı noktası olarak askeri lojistik merkez işlevi görmüştür.
Trabzon fethi ile birlikte Karadeniz’in doğu ve batı hattı tamamen Osmanlı kontrolüne geçmiştir. Böylece Karadeniz, Osmanlı için fiilen bir iç deniz haline gelmiştir. Bu durum ticaret güvenliğini artırmış, Ceneviz ve diğer yabancı deniz güçlerinin etkisini azaltmıştır.
Sonuç olarak Fatih Sultan Mehmet Trabzon Seferi esnasında Candaroğulları Beyliği’ne son vererek hem Anadolu siyasi birliğini güçlendirmiş hem de Karadeniz’de tam hakimiyet sağlamıştır. Bu gelişme, Osmanlı Devleti’nin bölgesel bir güçten küresel bir imparatorluğa dönüşüm sürecinde kritik bir aşama olarak kabul edilmektedir.


0 Yorum