BMN NEWS

Yüz bin olup gökyüzüne bakalım

FaceBook paylaş Twitter paylaş Google paylaş Yahoo paylaş MSN paylaş Hotmail paylaş Delicious paylaş Digg paylaş

12.02.2019 İyi niyetlerimiz, hayallerimiz bininci kez, aynı fesat kurşunlara hedef oldu. Ama değil bininci kez, yüz bininci kez de hedef alsalar, kirli tezgâhlara gelmeyecek, bu şehri, bu ülkeyi çakallara yem etmeyeceğiz

Yüz bin olup gökyüzüne bakalım<br>
Bütün şartlanmış, kör akılları sopadan geçirsek soğur mu içimiz? Ana sütü kadar helal puanları yok sayan, pazarlıksız mücadeleyle alay eden tekmil “düdükleri”, değil duvara astırmak, abazan eşeklere eküri yapsak, alın terine aşinalık mı kesp edecekler sanki? Dinmeyen karanlık bir öfkeyle, tamda birilerinin istediği dipsiz karanlık bir öfkeyle, adalet simsarı düttürüleri kurşuna dizsek ne olacak ki? 

İşimiz olmaz aydınlıktan, akıldan nasibi olmayan duruşlarla, tavırlarla! Bütün düttürüler, sonuna ve sonsuza kadar yanlış çalmaya devam etse, bütün kararlar aleyhimize verilse, hakikat karşısında çarpılmış bütün gözler yan baksa da bize, değil kurşun atmak, kararmış suratlarına bir konfeti bile fırlatmaz, minicik bir fiske dahi vurmayız yüzlerine. 



Bütün silahımız, gücümüz özgürlüktür. Doğruluktur. Erdemle boyanmış, sağduyulu, bıçak gibi keskin delikanlılığımızdır. Yanlışla, yamukla, hırsızla, kavgayla işimiz olmaz. 

Trabzon’un adalete, doğruluğa ve helale âşıkgençleri!

Gençler!

Ey Trabzon ahalisi!

Ey seksen bir vilayete dağılmış aydınlık Trabzon ailesi!

Yanlışın, karanlığın düşmanı, doğrunun ve hakkaniyetin aşığı cümle dostlar!

Ey erdem sahibi, ey Eyüp sabırlı, hırçın dalgaların, bordonun, mavinin has çocukları!

Satılmışları, satın alınmaya müsait uygun ruhları muhatap almayan güzel insanlar! 

Daha birkaç sene önce, yine bir Galatasaray maçında, Salih Dursun’la, bütün gevşek ruhlara, vicdanı kara, Allah, adalet bilmezlere kırmızı kart göstermedik mi?

Ama geçen akşam hiçbir şeyin değişmediğini gördük. Bütün “kaşarlar” utandı, kızardı her düdükten sonra. En eskisi bile, taze, körpe kaldı daVAR karşısında. 

Utanmak ne büyük erdemdir! 

Yüzsüzün yüzünden bir şey anlayamazsın. Yoktur çünkü yüzü. Utanma, arlanma melekelerini kaybetmişlere, söz söylemek abeslerin en büyüğüdür. Sözden anlamaz. Helalden, haramdan anlamaz. Daha ne olsun?

Ah Alev hocam! Ah Alev Alat’lı büyüğüm. Bilge kadın! 

Yasal olan ve helal olan diye ne güzel anlatmış, aralarındaki uçurumu ne iyi formüle etmiştin. “Bir şey yasal olabilir ama helal olmayabilir”, diyesöylemiştin üstüne basa basa. Onların, birine bile (yasal ya da helal) razıydık. Gelgelelim bize, ikisi de olmayan, dahası ikisiyle de uzaktan yakından alakası olmayan düştü. 

Pazar akşamı, ne helal ne de yasal olan vardı ortalıkta. Bordo mavinin karşısında, bir tek helalin ve yasal olanın dışında kalanlar her neyse onlar VAR.

Alın terini, gözyaşını, çiğ tanesini ve saf temizibilmeyenlerle, neyi, nasıl konuşalım? “Got kafalarla”, “haramzadelerle”, “kumpasçıüstatlarla”, “maşalarla” ve bilerek ya da bilmeyerek, bütün bunlara alet olanlarla ne konuşalım? Doğruyu, güzeli kimlerle el ele veriparayalım?

Dostlarım, Trabzonlular, bordo maviye gönül veren barış aşığı savaşçı ruhlar!

Ey centilmenliği bayrak edip sahada, caddede, meydanda sancaklaştıran, seksen bir vilayete dağılmış muhteşem yürekler!

Jantiliğinizden, jiletliğinizden, sabrınızdan ve hakkınızdan ödün vermediniz bu güne kadar. Onun için, rahat bir uyku kadar helaldir bütün puanlarınız. 

Varsın murdar yürekler başardık, üste çıktıksansın. Gönül rahatlığı nedir bilmez onlar. Gönül rahatlığını, haram karışmamış uykuyu bilmeyen neyi kaybettiğini de bilmez!

Salih Dursun’un, yine bir Galatasaray maçında Deniz Ateş Bitnel’e gösterdiği kırmızı kartı, son Galatasaray maçında aradı gözlerim. Ama bu sefer, daha ağırını gösterdi bizim uşaklar.Gencecik çocuklar, hoyratlığın, arsızlığın, her türlü alçaklığın dibini bulan utanmazlığa, sefilliğe karşı bilgece, erdemlice durdular. 

Ey Trabzon ahalisi! 

Ey büyük, vakûr Trabzonspor ailesi! 

Gözümüzü çıkarıp, başımızı yardılar!

Aklımızı, oyunumuzu yok sayıp, kendi sefil oyunlarını oynayanlara ne yapsak yeriydi. Ama en iyisini, yapılması gerekenin en güzelini, on bir inanmış bordo mavili delikanlı sahada yaptı. 

Onlar, üstlerine düşeni eksiksiz, güzelce yaptı da biz ne yapacağız?

Ben derim ki! Önümüzdeki hafta, Alanya maçından önce, yüz bin olup duaya çıkalım. Yüz bin olup, hep birlikte gökyüzüne bakalım. 

Maçtan önce, yüz binlerce dua, meşale olup uzun sokağı, Maraş caddesini kunduracıları arşınlayalım. 

Sahil yolunda, rahmani bir rüya gibi, şifa veren bir nefes gibi, bir arada, göz göze, el ele yürüyelim, konuşalım. Adil-i mutlak olana sunalım arzuhalimizi. 

Boztepe’nin, Faroz’un, Arafilboyu’nun, Beşirli’nin, Kalkınma’nın, Erdoğdu’nun, Çömlekçi’nin, Değirmendere’nin, Pelitli’nin, Of’un, Araklı’nın, Vakfıkebir’in kanı damarlarının ve kalbinin çeperlerini zorlayan ateşli gençleri! 

Van’ın, Edirne’nin, Sinop’un, Mersin’in, seksen bir vilayetin hak bilir insanları! 

Minibüsçüler, kamyoncular, evsizler, zenginler, öğrenciler, öğretmenler, dayılar, amcalar, oğullar, kızlar, cami imamı, çarşı esnafı, meczuplar, meşhurlar, Ayşe abla,  Veysel abi, Temel Emice hep beraber toplanalım, dertleşelim. Küfretmeden, kırıp dökmeden, karanlığa karşı bir mum yakalım. Ve bu şehirde yanan o mum bütün Anadolu’yu, İstanbul’u, Trakya’yı ışığıyla aydınlatıp, kardeşçesine ısıtsın. Bilelim doğrudan, doğruluktan yana kim VAR,  kim yok!

Bu şehirde, alttan alta fitneye, kargaşaya giden yola taş dizmek için yıllardır uğraş veren köstebekleri, kriptoları bir kere dahaferasetimizle, sükûnetimizle, her şart altında devletimizin arkasında yalçın kayalar gibi sarsılmaz duruşumuzla boğacağız. Bütün adımlarımızı, duruşlarımızı yasal çerçevede tutarak, pusuda bekleyen kötü niyetlilerinheveslerini kursaklarında bırakacağız.

Hırsızlanan üç-beş puanla, fitneyi harekete geçireceğini uman, inanç ve coğrafya dizayn edicileri, vatansever duruş karşısında yıkılıp gidecekler. 

Hakikatin karşısına hangi skoru, rakamı yazarsan yaz hafif kalacağını bilmedikten sonra VAR hiçbir şeyi çözmez. Skoru, doğruluktan üstün tutanların varacağı nokta, ahlakın berhava olduğu yerdir.

Ve o seviyede, yani haktan, hukuktan uzakkurulan terazide, üç “tüp”, bir penaltı, her “kuş”,bir düdük eder en fazla.

Varsın ilk gördüğü renklerin formasına taraftar yazılanlar, billboardlara bakıp, helal ya da yasal olup olmadığına bakmadan sevinsin. 

O zaman gelsin haram rüzgârı tiyatrolar, maçlar.

İyi seyirler.

 

K Mete Tiryaki


Etiketler: trabzonspor
FaceBook paylaş Twitter paylaş Google paylaş Yahoo paylaş MSN paylaş Hotmail paylaş Delicious paylaş Digg paylaş